* ABDULLAH BİN MÂLİK İBNİ BUHAYNE ra ra (27) (Ö: 54-58/674-678)
    27 Hadis ravisi Sahâbî .

KÜNYESİ: Ebu Muhammed'dir.

BABA SOYU :
Abdullah bin Mâlik bin el-Kışb`dır. El-Kışb`ın asıl adı Cündeb bin Nadle bin Abdullah el-Ezdî'dir. Medineli Ezd kabilesinin Zehrân koluna mensuptur.

ANNE SOYU :
Meşhur ismi olan "Büheyne", el-Hâris bin Abdümâlik’in (veya el-Arat) kızıdır.

AİLESEL İTTİFAK :
Babası Mâlik, Kureyş'in Muttaliboğulları kolu ile ittifak (halif) kurmuştur. Bu vesileyle Büheyne Hanım ile evlenmiştir.

RİVAYET ETTİĞİ HADİS SAYISI:
İbn Hazm’ın Cevâmiu’s-Sîre' deki kaydına göre, 27 hadis rivayet etmiştir.

ŞAHSİYETİ VE ÖRNEK HAYATI.

ERKEN MÜSLÜMANLIK :
İslâm'ı ilk dönemlerde kabul edip Hz. Peygamber'e uzun süre arkadaşlık etmiştir.

ZAHİTLİĞİ :
El-Mizzî onu "nâsik" (ibadete düşkün) ve "fâzıl" (erdemli) olarak tanımlar.

ORUÇ İBADETİ :
En belirgin vasıflarından biri, ömür boyu (haram günler hariç) sürekli oruç tutmasıdır (savm-ı dehr).

VEFAT YERİ ve TARİHİ :

YAŞADIĞI YER :
Medine'ye yaklaşık 30 mil (yaklaşık 48 km) mesafedeki Batn-ı Rîm vadisinde ikamet etmiştir.

VEFAT DÖNEMİ :
Medine Valisi Mervan bin el-Hakam'ın ikinci valilik döneminde burada vefat etmiştir.

TARİH ARALIĞI :
Mervan`ın bu ikinci valiliği Hicri 54 ile Hicri 58'in Zilhicce ayı arasına denk gelir. Bu durum vefatının Miladi 674-678 yılları arasında olduğunu kesinleştirir.

HADİS İLMİNDEKİ RAVİLERİ:
Ondan hadis alan ve İslâm fıkhının taşınmasını sağlayan başlıca isimler şunlardır:

-Hafz bin Asım: Hz. Ömer’in torunudur.
-Abdurrahman bin Hürmüz el-A’rec: Medineli büyük tabiî alimidir.
-Ali bin Abdullah: İbni Büheyne'nin kendi oğludur.
-Muhammed bin Ali bin el-Huseyn: Ehl-i Beyt`in büyük imamlarından Muhammed el-Bâkır'dır.
-Muhammed bin Yahya bin Habbân: Önemli fıkıh ve hadis ravilerindendir.

MEŞHUR SEHİV SECDESİ RİVAYETİ :
Kendisinden kütüb-i sitte imamlarının (Buhari, Sıfatus salat - 146- 829.) ittifakla aktardığı en kritik fıkhi rivayet şudur:

-أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ صَلَّى بِهِمُ الظُّهْرَ، فَقَامَ فِي الرَّكْعَتَيْنِ الْأُولَيَيْنِ لَمْ يَجْلِسْ، فَقَامَ النَّاسُ مَعَهُ، حَتَّى إِذَا قَضَى الصَّلَاةَ، وَانْتَظَرَ النَّاسُ تَسْلِيمَهُ، كَبَّرَ وَهُوَ جَالِسٌ، فَسَجَدَ سَجْدَتَيْنِ قَبْلَ أَنْ يُسَلِّمَ، ثُمَّ سَلَّمَ
"- Abdullah İbn Buhayne. şöyle demiştir: "Resûlullah sav bir gün bize öğle namazı kıldırıyordu. Fakat ilk İki rekatı kıldırdıktan sonra teşehhüde oturmadan üçüncü rekata kalktı. Bunun üzerine cemaat da onunla birlikte kalkıp kıyam`a durdu. Cemaat Resûlullah sav`in selâm vermesini beklerken Resûl-i Ekrem (sav) namazı bitirip oturduğu yerde tekbir aldı ve selâm vermeden önce iki defa secde etti. Daha sonra da selâm verip namazdan çıktı."

Şübhesiz ki en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun. ==============================


** 📚 BİBLİYOGRAFYA / DİPNOTLAR
Bu biyografideki tüm teknik detaylar, İmam el-Mizzî'nin (v. 742/1341) Tehzîbü’l-Kemâl fî Esmâ’i’r-Ricâl adlı eserinin 15. cildindeki 3517 numaralı biyografi maddesinden derlenmiştir.
------------------------------

mico_tasarım